Beynimizi yönetebiliriz! Dengemizi kullanarak nasıl beynimizi geliştiririz? İşte yanıtı


YouTube’de “İnsanlık Halleri” kanalından yaptığı yayınlarla adından söz ettiren Alican Elkorek, podcastinin bu bölümünde, beynimizi yönetebileceğimizi ve dengemizi kullanarak nasıl beynimizi geliştirebileceğimizi anlattı.

Hazırladığı ‘Denge ile beynimizi yönetmek mi?’ başlıklı videosunda, “Hareket ederek, dengemizi kullanarak ve hatalardan öğrenerek nörolojik değişimleri nasıl tetikleyebiliceğimizi keşfedeceğiz. Bu bilimsel araçları, taktikleri ve mekanizmaları, kişisel hedeflerinize göre nasıl şekillendirebileceğinizi bu videoda detaylarıyla öğreneceksiniz” ifadelerini kullandı.

İnsanlar olarak, çeşitli bilinçli yöntemler ve odaklanma pratikleriyle sinir sistemimizin yapısını ve beynimizi dönüştürebildiğimizi söyleyen Elkorek, videosunda ‘Beynimiz davranışlarımızı kontrol ediyor mu?’ sorusuna da yanıt aradı.

Elkorek bu sorunun yanıtıyla ilgili şu bilgileri paylaştı;

“Muhtemelen buna evet dediniz. Bu cevap cebimizde kalsın. Peki ikinci bomba soruyu soralım; “Kas Hafızası” diye bir şey duydunuz mu? Aslında, böyle bir şey yok. Kaslarımızın bir hafızası yok, onlar oldukça bilinçsizdir diyebiliriz. Ancak, neyin hafızası var biliyor musunuz? Nöronların hafızası var. Yani, bilinçsizce yürümemiz, telefonla konuşmamız kas hafızamızdan değil, nöron hafızamızdan kaynaklanıyor. “

Peki, bazen hayatta davranışlarımız beynimizi kontrol ediyor olabilir mi?

Hareket etmek, spor yapmak, kasları çalıştırmak beden ve kalp sağlığı için ne kadar önemliyse, beyin sağlığı için de o kadar önemli. Ve değişimin anahtarı da diyebiliriz. Beynimiz davranışlarımızı kontrol ediyor mu? Evet, dedik. Peki, tam tersini sormuştuk; Davranışlarımız, yani eylemlerimiz beynimizi kontrol edebilir mi? Kısa bir cevap: EVET.

ghfhh

Beynimizdeki dönüşümü sağlamak için hangi davranışları sergilememiz gerektiğinden bahsedelim; Profesyonel bir sporcu olabilirsiniz veya olmayabilirsiniz, profesyonel bir dansçı olabilirsiniz veya olmayabilirsiniz, her gün spor salonuna gidip ağırlık çalışan veya sahilde koşan biri olabilirsiniz, veya bunlardan hiçbiri olmayabilirsiniz. Ancak, eylemlerimizi kullanarak, yani hareket ederek nöroplastisitenin kapılarını açabiliyoruz. Bu arada, bunun için en iyi yöntemin direnç egzersizleri, yani ağırlık egzersizleri olduğunu belirtmekte fayda var. Bu, sadece beden için değil, aynı zamanda beyin için de son derece kritik. Hareket etmek, nöroplastik gelişimin çoklu anahtarlarından sadece biridir.

HATALAR YAPMAK ASLINDA ÖĞRENMEK İÇİN ÇOK FAYDALIDIR

Plastisite yaratmanın kaynaklarından biri de hatalar yapmaktır. Hataları görmek ve beynimize bir hata olduğu mesajını vererek onu düzeltmesi için fırsat tanımak. Bu düzeltmeyi gerçekleştiren nöronlar ve aralarındaki bağlantıyı sağlayan küçük tatlı sinapslarımız var. Üst üste hatalar yapmak ve bunları düzeltip tekrar denemek, nöroplastisitenin kapılarını sonuna kadar açar. Büyük değişimleri, büyük hatalar başlatabilir. Bu süreçte epinefrin, asetilkolin ve dopamin gibi kimyasal kokteyllerin hangi durumlarda nasıl çalıştığını, bu serinin diğer bölümlerinde paylaşıyorum; onlara da kesinlikle bir göz atın.

25 yaşın altında veya üstünde olmak

0-25 yaş arası beyin plastisitesi inanılmaz derecede güçlü. Ancak, bu yaş aralığında değilseniz endişelenmeyin, hala şanslısınız. Biraz daha odaklanma eylemi gerektirse de nöroplastisite her yaşta mümkün. Eğer 25 yaşının altındaysanız ve beyin gelişiminiz için en faydalı şeyi merak ediyorsanız, bilim insanları geniş kapsamlı eğitimler almanızı öneriyor; yani matematik, kimya, fizik, edebiyat, müzik, enstrüman, yeni diller, yeni kitaplar, çeşitli sporlar ve duygusal gelişim için öz farkındalık ve meditasyon pratiği yapmak. Yani, birçok alanda çok fazla bilgi öğrenmek nöron sayınızı artırır. Eğer 25 yaşının üstündeyseniz, daha hızlı ve etkili öğrenmek için odaklanma yeteneğini kullanmayı ve farklı nöroplastik gelişim araçlarını doğru bir şekilde uygulamayı öğrenmelisiniz.

Screenshot_4

Şimdi, kaldığımız yerden devam edelim.

Nöroplastisiteyi tetikleyen en önemli işlevlerden biri hata yapmak ve onları düzeltmeye çalışmaktır dedik. Örneğin, piyano çaldığımızı düşünelim. Üstün bir yeteneğimiz olmadığı sürece, öğrendiğimiz melodileri ilk seferinde mükemmel bir şekilde çalamayız. Parmaklarımız ve kulağımız alışır, denedikçe ve hatalar yaparak çabaladıkça, merkezi sinir sistemi şu yorumu yapar: “Bunu öğrenip düzeltmemiz lazım.” Dolayısıyla, beynimiz epinefrin, asetilkolin ve dopamin havuzunda yüzerken, nöroplastisite hayata geçmeye başlar. Hataları yapmaktan canımız hiç sıkılmasın, hatta onlara olumlu bir şekilde yaklaşalım, zaman tanıyalım, alan açalım ve göreceksiniz ki hatalarınız, istediğiniz alışkanlığı, yeteneği veya öğrenmek istediğiniz konuyu oldukça iyi gerçekleştirmenizi sağlayacaktır.

Beynimizi Motive Etmek

Sağlam bir nöroplastik gelişim için, yani kalıcı ve hızlı öğrenme için, beynimize bu konunun bizim için ne kadar kritik olduğuna ikna etmemiz gerekiyor. Öğrenmemiz gereken konunun bizim için ne kadar kritik olduğuyla ilgili sürekli mantıklı hatırlatmalar yapmak, beynimizi hacklemek adına büyük fayda sağlar.
Özetle, kalıcı olarak öğrenmenin ana bilimsel kuralları şunlar:

  1. Otonomik sinir sistemini uyarmak ve odaklanma yeteneğini artırmak.
  2. Hata yapmaktan korkmadan devam etmek, nöroplastisiteyi tetiklemek.
  3. Denge ve hareket, bedeni ve beyni bağlayarak süreci başlatmak.
  4. Doğru hedefe odaklanmak, neden-sonuç ilişkisini çözmek ve bunu sürekli hatırlamak.
    Bu bölümdeki amacım kalıcı öğrenmek ve çalışmakla ile ilgili nörolojik bilgi temelini size aktarmaktı. Bunun yanında, günlük hayatınıza entegre edebileceğiniz yöntemlerle uygulanabilir taktiklerle donandık.

[ YOUTUBE’DAKİ “DENGE İLE BEYNİMİZİ YÖNETMEK Mİ?” VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN])

Keşfet





Source link

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*