Beyin gücümüzü nasıl tetikleriz? ‘Asetilkolin ve epinefrin’ detayı… Duyunca siz de şaşıracaksınız


YouTube’de “İnsanlık Halleri” kanalından yaptığı yayınlarla adından söz ettiren Alican Elkorek, podcastinin bu bölümünde, beynin nasıl dönüştürüleceğini ve beynimizin nasıl geliştirebileceğimizi anlattı.

Hazırladığı ‘Beyin gücümüzü nasıl tetikleriz?’ başlıklı videosunda, “Bugün öğrenmek ve çalışmak için odaklanma protokollerini konuşuyoruz! Nöroplastik tetiklenme için gereken araçlar ve konsantrasyon yöntemleriyle ilgili taktikler veriyoruz. Bunun yanında beyin için gerekli besin takviyelerinden söz ediyoruz. Nöroplastisite ile beyin dönüşümünden, dopaminin motivasyonumuza etkilerine, odaklanma gücümüzü artırma yöntemlerinden, UDD Protokolüne (Uyumadan Derin Dinlenme) kadar birçok önemli konuyu derinlemesine ele alacağımız ve duyunca çok şaşıracağınız bilgiler de bu videoda sizi bekliyor. Bu yolculukta beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Zihnimizde daha keşfedilecek çok şey var!” ifadelerine yer verdi.

“Beyin nasıl dönüşür? Nöroplastisite nedir? Nasıl daha iyi öğrenebiliriz, çalışabiliriz, odaklanabiliriz?” yanıt arayan Elkorek şu bilgileri paylaştı;

“Bu yazıda, zihinsel dönüşümü keşfetmek ve beynimizi baştan yaratma potansiyelimize odaklanmak istiyoruz. Evet, bugün konuşacağımız ana tema nöroplastisite. Bu biyolojik süreç, öğrenme, değişim, alışkanlıklar kazanma veya kaybetme yeteneğimizle ilgili bütün eylemlerimizin ve seçimlerimizin kalbinde yer alıyor.

1

Genellikle, yaşımız 25’e ulaşana kadar sürekli olarak yeni nöronlar üretiriz. Ancak, öğrenme ve gelişme sürecinde asıl ihtiyacımız olan şey, yeni nöronlar değil, mevcut nöronlar arasında yeni bağlantılardır. Bu bağlantıları, bir şehrin altyapısı gibi düşünebilirsiniz: yollar, köprüler veya ufak patikalar.

Yeni bir şey öğrenmeye veya yaşamımızı değiştirmeye karar verdiğimizde, ilk adım farkındalık yaratmaktır. Bu, mistik bir aydınlanma değil, zihinsel bir farkındalıktır; Bir işaret fişeğidir. Ardından, nöroplastisite devreye girer. İlk olarak, neyi değiştirmek istediğimizi belirlemeli, bu değişikliklere niyet etmeli ve bilinçli eylemler yapmaya hazır olmalıyız.

Beynimizin yapısal değişiklik geçirdiği bir miti bir kenara bırakalım; Yeni deneyimler. Bu elbette perspektifimizi zenginleştirir, ancak beynimizin ana yapılarını genellikle değitirmez. Beynimiz, belirli kimyasal sinyallerle etkileşime girdiğinde değişir ve bu sinyallerin anahtarı dikkatimizi tam olarak o değişim sürecine vermektedir. Nöron sayımız 25 yaşından sonra neredeyse sabit kalır dedik, bu nedenle yeni alışkanlıklar yaratırken veya güçlendirirken, gereksiz olanlardan da kurtulmuş oluruz.
Yoğunlaştıkça, konuya odaklandıkça ve belirli taktiklere sadık kaldıkça, zihinsel dönüşüm kaçınılmazdır. Odaklanmanın bilimsel olarak neden bu kadar önemli olduğunu söylemek gerekirse; Beyin kimyamız, odaklandıkça nöroplastik değişim için gerekli olan molekülleri salgılamaya başlar.

Bir önce ki yazımızda, gözlerimiz, beynimiz ve merkezi sinir sistemimizin birlikte nasıl çalıştığından bahsettik ve değişimin odaklanma ve eylemlerimizden geçtiğini vurguladık. Ayrıca, nöroplastisitenin uyku sırasında gerçekleştiğini belirttik. Bu konuyu daha iyi anlamak için o yazıyı, hatta ilgili bölümü Youtube’dan izlemenizi öneririm. Abone olmayı da unutmayın.

2

Beyinsel değişiklikleri gerçekleştirmek için ihtiyacımız olan asetilkolin ve epinefrin moleküllerine ulaşmanın birkaç yolu var. Birincisi, sevgi; yani işimize, hedeflerimize duyduğumuz aşk, arzu ve bir şey için amaçlanmak. Bu, odaklanmamızı artıran bir faktördür. İkinci yöntem ise, olumlu bir baskı olan iyi niyetli korku; bazen endişe, bazen bir teslim tarihi ile ilgili bir baskı gibi düşünebilirsiniz. Bu durumlar da adı geçen moleküller salgılanır ve nöroplastisite başlatılır.

Eğer odaklanma yeteneğinizi artırmak istiyorsanız, yani epinefrin ve asetilkolin molekülüne kolayca ulaşmak istiyorsanız, bunu davranışlarınızla başlatmalısınız. Zihinsel olarak odaklanmayı deneyin, boş zamanlarınızda meditasyon yapın ve bu süreyi artırın. Meditasyon, odaklanma yeteneğinizi artıran en etkili uygulamalardan biridir.

Beyni hacklemek için bir diğer yöntem ise, mental ve görsel odak arasındaki ilişki. Görsel olarak odaklandığımızda, mental olarak da odaklanabiliriz. Yani çalışmaya başlamadan önce masanızın üzerinde duran bir objeye 30 saniye bakmanız bile odağınızı ısıtır ve süreç başlar. Herhangi bir objeye görsel odağınızı bir süre verin, arkasından zihinsel odak beraberinde gelicektir

Sıkça sorulan bir soru da şu: Nöroplastisite için takviyeler. Temel davranışları haftalar, hatta aylar boyunca uyguladıktan sonra, gerçekten ihtiyaç duyuyorsanız ve yoğun bir odaklanma sürecine giriyorsanız, kendi kararınızla bu takviyeleri deneyebilirsiniz. Bu takviyelerle ilgili bilgileri de videoda bulabilirsiniz.

Son olarak, pasif olarak tükettiğimiz içeriklere bir göz atalım. Televizyon, Instagram, TikTok gibi platformlardan aldığımız içeriklerin bazen zengin ve kaliteli, bazen de bağımlılık yapan saçma içerikler olduğunu biliyoruz. Aslında sosyal medya hem nimet, hem lanet Bizim nasıl kullandığımız ve neleri tükettiğimiz çok önemli. Bazı içeriklerin bize ne kadar faydalı olduğu ve bizi ileri taşıma potansiyeline sahip olup olmadığı konusu muğlak. Telefonu çalışırken başka bir odaya koymak kritik bir adımdır. Eğer telefon masaüstünüzde ise, dikkatinizi dağıtmadan odaklanmak zordur. Bu nedenle, telefonu fiziksel dünyanızdan uzaklaştırmak daha etkili bir çözümdür. Görsel alanınızdan telefonu çıkartın, farkı görüceksiniz.

3

Bu noktada ufak bir özet ve eklemeler yaparak yazıyı sonlandırıyorum:

1.Eğer bir yetişkin olarak öğrenmek ve gelişmek istiyorsak, odaklanmalı ve iyi uyumalıyız.
2.Çalışmak için gün içinde dikkatimizin en yüksek olduğu zamanı bulmalıyız.
3.Hedefimize odaklanma süremizi belirlemeli ve artırmalıyız.
4.Limitlerimizi öğrenmeli ve yavaşça artırmalıyız.
5.Kafeini dikkatlice kullanmalıyız (fazlası anksiyete yapabilir).
6.Telefonu ortamdan uzaklaştırmalıyız.
7.Öğrendiklerimizi düzenli olarak tekrarlamalıyız.
8.Değişim istediğimiz konularda mantıklı nedenler bulmalı ve bu nedenlere inanarak tutunmalıyız.

Bu taktikleri takip ederek, kendi zihinsel dönüşümünüzü başlatabilir ve daha bilinçli, daha odaklanmış bir yaşam sürdürebilirsiniz.”

Keşfet





Source link

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*